Etiket: tüy

  • Obezite: Evcil Hayvanlar için Sessiz Tehdit ve Mücadele Yolları

    Obezite: Evcil Hayvanlar için Sessiz Tehdit ve Mücadele Yolları

    Sevgili Pet Sahipleri,
    Evcil dostlarımızın tombulluğu bize sevimli gelebilir, ancak fazla kilolar onların sağlığını sessizce tehdit eden ciddi bir sorundur. Obezite, günümüzde evcil hayvanlarda en sık karşılaştığımız sağlık problemlerinden biridir ve maalesef sadece bir “görüntü meselesi” değil, yaşam süresini ve kalitesini doğrudan etkileyen bir hastalıktır. Bu yazıda, obezitenin nedenlerini, risklerini ve nasıl mücadele edeceğimizi konuşacağız.


    Obezite Nedir ve Neden Tehlikelidir?

    Obezite, vücutta aşırı yağ birikmesi sonucu ideal vücut ağırlığının en az %15-20 üzerine çıkılmasıdır. Bu durum, dostlarımızın vücuduna sürekli bir stres yükler:

    • Eklem Problemleri: Artrit, bel fıtığı ve hareket kısıtlılığı.

    • Kalp ve Solunum Hastalıkları: Yüksek tansiyon, solunum güçlüğü.

    • Diyabet: Özellikle kedilerde tip 2 diyabet riski artar.

    • Karaciğer Yağlanması: Hayati tehlike yaratabilen bir durum.

    • Bağışıklık Sisteminin Zayıflaması.

    • Cerrahi risklerin ve anestezi komplikasyonlarının artması.


    Obezitenin Başlıca Nedenleri

    1. Aşırı Besleme: Günlük kalori ihtiyacının üzerinde mama veya ödül verilmesi.

    2. Yanlış Besin Seçimi: Yağ oranı yüksek, düşük kaliteli mamalar.

    3. Hareketsiz Yaşam: Yetersiz egzersiz ve oyun süresi.

    4. Cins ve Yaş Faktörü: Bazı ırklar (Labrador, Golden Retriever) ve yaşlı hayvanlar daha yatkındır.

    5. Tıbbi Sorunlar: Hipotiroidi gibi hormonal hastalıklar.


    Dostunuzun Obez Olduğunu Nasıl Anlarsınız?

    • Kaburga Testi: Kaburgaları elinizle hafifçe hissetmelisiniz. Görünür veya aşırı belirgin değil, ancak dokununca fark edilebilir olmalı.

    • Bel Çizgisi: Yukarıdan bakıldığında belinin belli olması gerekir.

    • Karın Bölgesi: Karın, göğüs kafesinden içe doğru hafifçe çekik olmalı.

    Emin değilseniz, dostunuzu veteriner hekiminize muayeneye götürerek ideal kilosunu ve vücut kondisyon skorunu öğrenebilirsiniz.


    Obezite ile Mücadele Yolları

    1. Veteriner Hekim İş Birliği

    • Öncelikle altta yatan tıbbi bir sorun olup olmadığını kontrol ettirin.

    • Size özel bir diyet ve egzersiz planı oluşturun.

    2. Dengeli Beslenme

    • Ölçülü Mama: Günlük mama miktarını veteriner hekiminizin önerdiği şekilde ayarlayın.

    • Düşük Kalorili Mamalar: Lif oranı yüksek, yağ oranı düşük formülasyonlar tercih edilebilir.

    • Ödül Sınırlaması: Ödül maması günlük kalori alımının %10’unu geçmemeli. Sağlıklı alternatifler (havuç, salatalık) kullanın.

    3. Düzenli Egzersiz

    • Köpekler: Günde en az 30-45 dakika yürüyüş, yüzme veya top oyunları.

    • Kediler: Interaktif oyuncaklar, lazer pointer, tırmanma ağaçları.

    • Egzersizi yavaş yavaş artırın; ani yoğun aktiviteler yaralanmalara neden olabilir.

    4. Düzenli Takip

    • Dostunuzu her ay tartın ve gelişimi kaydedin.

    • Diyete uyum konusunda kararlı olun; aile bireylerinin hepsi aynı kurallara uymalı.


    Sık Sorulan Sorular

    • “Dostum sürekli aç görünüyor, ne yapmalıyım?”
      Lif içeriği yüksek mamalar tokluk hissini artırır. Öğün sayısını 3-4’e bölmek de yardımcı olabilir.

    • “Kilo verme süreci ne kadar sürer?”
      Sağlıklı kilo kaybı ayda toplam vücut ağırlığının %1-3’üdür. Sabırlı olun!

    • “Kuru mama mı, yaş mama mı daha iyi?”
      Yaş mamalar genelde daha düşük kalorilidir ve tokluk sağlar, ancak veteriner hekiminizin önerisiyle hareket edin.


    Sonuç

    Obezite, sevgiyle beslemenin yanlış anlaşılmasından kaynaklanır. Unutmayın, onları en çok sevdiğiniz şey; sağlıklı, hareketli ve mutlu bir ömür geçirmelerini sağlamaktır. Bu sessiz tehdite karşı harekete geçmek için asla geç değil.

    Sağlıkla ve pati dolu günler dilerim.

    Veteriner Hekim Zeki Can Kral

  • Yavru Köpeklerde Isırma ve Çiğneme Eğitimi

    Yavru Köpeklerde Isırma ve Çiğneme Eğitimi

    Merhaba Sayın hasta sahiplerimiz,

    Veteriner Hekim Zeki Can KRAL olarak, yavru köpek sahiplerinin en sık şikayet ettiği konulardan biri olan ısırma ve çiğneme davranışına değineceğim. O minik, sevimli dişler bazen iğne gibi batabilir ve etrafındaki her şeyi çiğneme eğilimi sizi endişelendirebilir. Ancak unutmayın ki bu davranış tamamen normal ve yönetilebilir. Gelin, bu davranışın nedenlerini anlayarak ve doğru tekniklerle nasıl sevgi dolu bir şekilde eğitebileceğimizi öğrenelim.

    Yavru Köpeğim Neden Her Şeyi Isırıyor ve Çiğniyor?

    Bu davranışın arkasında birkaç temel ve doğal neden yatar:

    1. Diş Çıkarma: Tıpkı bebekler gibi, yavru köpekler de 3-4 aylıktan itibaren diş çıkarmaya başlar. Bu süreç 6-8 aya kadar devam edebilir. Diş etlerindeki kaşıntı ve baskıyı hafifletmek için sürekli bir şeyler çiğneme ihtiyacı hissederler.

    2. Dünyayı Keşfetme: Yavru köpekler dünyayı ağızlarıyla keşfederler. Bir nesnenin sertliğini, yumuşaklığını veya tadını anlamanın en iyi yolu onu çiğnemektir!

    3. Oyun ve Sosyal Etkileşim: Yavru köpekler, anneleri ve kardeşleriyle oynarken birbirlerini hafifçe ısırarak sosyal becerilerini geliştirirler. Sizinle oynarken de bu davranışı sürdürürler ve “ısırık inhibisyonu”nu (ne kadar güçlü ısıracaklarını kontrol etmeyi) henüz tam olarak öğrenmemişlerdir.

    4. Enerji ve Merak: Can sıkıntısı, fazla enerji veya sadece merak, çiğneme davranışını tetikleyebilir.

    Isırma/Çiğneme Eğitimi İçin Altın Kurallar

    1. DOĞRU OYUNCAKLARI SUNUN: “NE ÇİĞNEYECEĞİNİ ÖĞRETİN”
    Yavrunuza neyi çiğnememesi gerektiğini değil, neyi çiğneyebileceğini öğretmek esastır.

    • Çiğneme Oyuncakları: Özellikle diş çıkarma döneminde, buzdolabında soğutabileceğiniz diş kaşıyıcı oyuncaklar diş etlerini rahatlatır.

    • Dayanıklı Kauçuk Oyuncaklar: İçine mama veya ödül sıkıştırabileceğiniz (Kong gibi) oyuncaklar, zihinsel uyarım sağlarken sağlıklı bir çiğneme alışkanlığı kazandırır.

    • Ödül Kemikleri: Veteriner hekiminizin onayladığı, sindirilebilir çiğneme kemikleri ve ödüller kullanın.

    2. YÖNLENDİRME TEKNİĞİ: EN ETKİLİ YÖNTEM
    Yavru köpeğiniz elinizi, ayağınızı veya yasak bir eşyayı çiğnemeye kalktığında:

    • Sert bir “HAYIR!” veya “CİK!” sesi yerine, keskin bir “AY!” veya “AH!” sesi çıkarın. Bu, kardeşleriyle oynarken canı acıdığında çıkardığı sese benzer ve onu durdurur.

    • Hemen o an, elinizi/ayağınızı çekip, önceden hazır bulundurduğunuz bir çiğneme oyuncağına yönlendirin.

    • Oyuncağı çiğnemeye başladığında onu coşkulu bir şekilde övgü ve sevgiyle ödüllendirin. Bu, “Oyuncak çiğnemek iyidir, insan çiğnemek kötüdür” mesajını pekiştirir.

    3. OYUNU BİTİRİN: SOSYAL İZOLASYON
    Yönlendirme işe yaramazsa ve yavru ısırmaya devam ederse, oyunu anında bitirin.

    • Sessizce ve dram yapmadan, 10-20 saniyeliğine odadan çıkın veya onu görmezden gelin. Bu, “Isırırsan, eğlence biter” mesajını net bir şekilde verir.

    • Asla fiziksel ceza (ağzını kapama, buruna vurma) uygulamayın. Bu, korkuya ve daha sonra agresif davranışlara yol açabilir.

    4. ENERJİSİNİ ATIN: YORGUN KÖPEK USLU KÖPEKTİR
    Fiziksel ve zihinsel egzersiz, istenmeyen davranışların en büyük panzehiridir.

    • Günlük yürüyüşler, koku çalışmaları ve zeka oyuncakları ile enerjisini doğru kanallara yönlendirin.

    • Yeterince yorulmuş bir yavru, daha az yaramazlık yapacak ve daha çok uyuyacaktır.

    5. TUTARLILIK EN ÖNEMLİ KRİTERDİR
    Eğitimde en kritik nokta tutarlılıktır. Evdeki herkes aynı kuralları uygulamalıdır. Bugün izin verdiğiniz bir davranışa yarın “hayır” derseniz, yavrunuzun kafası karışır ve eğitim süreci uzar.

    Kesinlikle Yapılmaması Gerekenler

    • Elinizi Oyuncağa Dönüştürmeyin: Yavruyu elinizle oynatmak, ısırma davranışını pekiştirir. Her zaman bir oyuncak kullanın.

    • Sert Oyunlar ve Güreşmelerden Kaçının: Bu tarz oyunlar, ısırmanın kabul edilebilir olduğu mesajını verir.

    • Asla Ağzını Kapamayın veya Cezalandırmayın: Bu, güven ilişkinizi zedeler ve problemini daha da kötüleştirir.

    Ne Zaman Veteriner Hekime Başvurmalı?

    Çiğneme davranışı genellikle normal olsa da, aşırı ve takıntılı bir hal aldığında, sürekli olarak yenmez nesneleri yediğinde veya beraberinde kaygı belirtileri (saklanma, titreme, aşırı havlama) gösterdiğinde altta yatan tıbbi (örneğin diş problemleri, beslenme eksiklikleri) veya davranışsal bir sorun olabilir. Bu durumda bir veteriner hekim veya bir veteriner davranış uzmanından destek almanız önemlidir.

    Unutmayın: Bu süreç sabır ve sevgi gerektirir. Yavru köpeğiniz dünyayı sizin rehberliğinizle öğreniyor. Doğru yönlendirmelerle, bu sevimli “köpekbalığı” günlerinin üstesinden gelecek ve ağzıyla değil, kalbiyle sevgi gösteren bir yetişkin köpeğe dönüşecektir.

    Sağlıkla ve pati dolu günler dilerim.

    Veteriner Hekim Zeki Can KRAL

  • Evcil Hayvanınız Zehirlenirse?

    Evcil Hayvanınız Zehirlenirse?

    Evimizdeki masum görünen bazı yiyecekler, bitkiler veya kimyasallar, evcil hayvanlarımız için ölümcül olabilir. Zehirlenme vakalarında hızlı müdahale hayat kurtarır. Bu yazıda, kedinizin veya köpeğinizin zehirlenme riskini azaltmak için bilmeniz gereken her şeyi anlatıyorum!


    1. Zehirlenmeye Neden Olan Başlıca Yiyecekler

    A) Köpekler ve Kediler İçin Tehlikeli Yiyecekler

    1. Çikolata:

      • Tehlikeli Bileşen: Teobromin.

      • Belirtiler: Kusma, ishal, çarpıntı, nöbet.

      • Risk: Bitter çikolata > Sütlü çikolata. 50 gr bitter çikolata, 10 kg bir köpeği öldürebilir!

    2. Üzüm ve Kuru Üzüm:

      • Etki: Böbrek yetmezliği.

      • Miktar: Sadece 1 avuç üzüm bile zehirleyici.

    3. Soğan ve Sarımsak:

      • Tehlikeli Bileşen: Allium.

      • Risk: Kırmızı kan hücrelerini parçalar (anemi). Konsantre formlar (toz) daha tehlikeli.

    4. Xylitol (Sakız, Şekersiz Ürünler):

      • Etki: İnsülin salınımını tetikler → Kan şekeri düşer.

      • Belirtiler: 30 dakika içinde halsizlik, nöbet.

    5. Avokado:

      • Tehlikeli Bileşen: Persin.

      • Risk: Kusma, solunum güçlüğü (özellikle kuşlar ve kemirgenler).

    6. Çiğ Hamur:

      • Neden? Maya, midede şişer ve alkol üretir.


    B) Kediler İçin Ekstra Tehlikeler

    • Lilium (Zambak) Poleni: Bir yalama bile böbrek yetmezliğine yol açar.

    • Kafein: Çay, kahve kalp ritmini bozar.

    • Alkol: Bir yudum bile sinir sistemini çökertebilir.


    2. Zehirli Bitkiler: Evinizdeki Sessiz Katiller

    Ev bitkilerinin %60’ı hayvanlar için toksiktir! İşte en riskliler:

    A) Kediler İçin Ölümcül Bitkiler

    1. Lilium (Zambak): Yaprak, çiçek, polen, hatta suyu bile zehirli.

    2. Sago Palmiyesi: Karaciğer yetmezliği yapar.

    3. Ökse Otu ve Atatürk Çiçeği: Kusma, ishal, koordinasyon kaybı.

    B) Köpekler İçin Riskli Bitkiler

    1. Açelya: Kalp ritmini bozar.

    2. Devetabanı: Ağız tahrişi, solunum durması.

    3. Zakkum: Tüm kısımları ölümcül.

    C) Kuşlar ve Kemirgenler İçin Tehlikeler

    • Aloe Vera: İshal, titreme.

    • Sarmaşık: Nörolojik belirtiler.


    3. Evdeki Diğer Zehirli Maddeler

    • İlaçlar: Parasetamol (kedilerde 1 tablet öldürücü), antidepresanlar.

    • Temizlik Ürünleri: Çamaşır suyu, lavabo açıcılar.

    • Antifriz (Etilen Glikol): Tatlı tadı köpekleri cezbeder. Böbrek yetmezliği yapar.

    • Böcek İlaçları: Pire damlalarının yanlış kullanımı.


    4. Zehirlenme Belirtileri: Acil Müdahale Gerektiren İşaretler

    • Erken Belirtiler: Aşırı salya, kusma, ishal, titreme.

    • Ciddi Belirtiler: Nöbet, bilinç kaybı, solunum güçlüğü, idrar renginde koyulaşma.

    ⚠️ ÖNEMLİ: Bazı toksinler (örneğin antifriz) belirtileri 24-48 saat sonra gösterir. Şüphe durumunda beklemeyin!


    5. Evde İlk Müdahale: Ne Yapmalı?

    1. Sakin Olun: Panik, yanlış karar verdirebilir.

    2. Zehir Kaynağını Belirleyin: Kutu, bitki yaprağı vs. saklayın.

    3. Veteriner Hekimizi Arayın: Zehir kontrol merkezi (örneğin Türkiye’de 114 ULUSAL Zehir Danışma) veya acil veteriner hekiminizle iletişime geçin.

    4. Kusturma: Sadece veteriner hekim onayıyla! Tuz veya hidrojen peroksit kullanmayın.

    5. Aktif Kömür (Veteriner Onaylı): Toksinleri bağlar (dozajı veteriner belirlemeli).


    6. Veteriner Kliniğinde Tedavi Süreci

    • Toksinin Türüne Göre:

      • Antidot Uygulaması: Örneğin antifriz zehirlenmesinde Etanol.

      • IV Sıvı Tedavisi: Böbrekleri korumak için.

      • Mide Lavajı: Yutulan toksinin temizlenmesi.

    • Destek Tedavileri: Nöbet önleyici ilaçlar, karaciğer koruyucular.


    7. Zehirlenmeyi Önlemek İçin 10 Altın Kural

    1. Çöp Kutusunu Kilitleyin: Yemek artıklarına ulaşamasınlar.

    2. Bitki Seçimine Dikkat: Zehirsiz alternatifler (orkide, kauçuk).

    3. İlaçları Yüksekte Tutun: Kediler dolap açabilir!

    4. Xylitol İçeren Ürünleri Kullanmayın: Şekersiz sakız, diş macunu.

    5. Temizlik Sonrası Zeminleri Kurulayın: Kimyasal kalıntı kalmasın.

    6. Çikolata ve Üzümü Uzak Tutun: Tezgah üstü bile riskli.

    7. Antifriz Sızıntısını Temizleyin: Garajda dikkat!

    8. Kuş Kafesini Zehirli Bitkilerden Uzak Tutun.

    9. Evcil Hayvanınızı Eğitin: “Bırak” komutunu öğretin.

    10. Acil Durum Çantası Hazırlayın: Veteriner iletişim bilgileri, aktif kömür.


    8. Sık Sorulan Sorular (SSS)

    S: “Köpeğim çikolata yedi, ne zaman endişelenmeliyim?”
    C: Hemen veteriner hekiminizi arayın! Miktar ve çikolata türüne göre risk değişir.

    S: “Kedim zambak poleni yaladı, 24 saat sonra veterinere götürsem geç mi?”
    C: Hayır, hemen gidin! Zambak toksisitesi hızla böbreklere zarar verir.

    S: “Kuşum aloe vera yaprağı ısırdı, ne yapmalıyım?”
    C: Ağızını suyla çalkalayın ve veteriner hekiminizi arayın.

    S: “Köpeğim üzüm yedi ama kusmadı, sorun olur mu?”
    C: Evet! Kusma olmasa bile iç organlar zarar görebilir.


    Unutmayın:
    Zehirlenme vakalarında zaman = hayat. Evinizdeki riskleri minimize edin ve acil durum planınızı önceden yapın.

    Umarım bu rehber, minik dostunuzu güvende tutmanıza yardımcı olur! 🐾

    Veteriner Hekim Zeki Can KIRAL

  • Muhabbet Kuşum Neden Tüylerini Kabartıyor

    Muhabbet Kuşum Neden Tüylerini Kabartıyor

     

     

    Muhabbet kuşları, Avustralya’ya özgü küçük, renkli kuşlardır. Oyuncu ve sosyal yapıları ile tanınırlar ve ayrıca birkaç benzersiz davranışları vardır. Bu davranışlardan biri de tüylerini kabartmak ve uyumak. Bu davranış, çevrelerinde güvenli ve sıcak kalmalarına yardımcı olan doğal bir içgüdüdür.
    Tüylerini kabartmak, muhabbet kuşlarının soğuk havalarda sıcak kalmasına yardımcı olur. Ayrıca avcılardan saklanmalarına yardımcı olur. Uyuduklarında başlarını kanatlarının altına sokarlar ve rahat, koruyucu bir koza oluşturmak için tüylerini kabartırlar. Bu, dinlenirken güvende ve sıcak kalmalarına yardımcı olur.

    Tüylerini kabartmak muhabbet kuşlarının vücut ısılarını düzenlemelerine de yardımcı olur. Tüylerini kabarttıklarında havayı hapsederler ve onları sıcak tutmaya yardımcı olan bir yalıtım tabakası oluştururlar. Bu, özellikle hava soğuk veya rüzgarlı olduğunda önemlidir.

    Tüylerini kabartmak da muhabbet kuşlarının birbirleriyle iletişim kurmasına yardımcı olur. Tüylerini kabarttıklarında, diğer muhabbet kuşlarına korktuklarını veya tehdit altında hissettiklerini işaret edebilirler. Bu onların güvende olmalarına ve potansiyel tehlikelere karşı uyanık olmalarına yardımcı olur.

     

    Gece İçin Rahat Bir Yatak

    Muhabbet kuşları uyurken başlarını kanatlarının altına sokar ve gece için rahat bir yatak oluşturmak için tüylerini kabartırlar. Bu, dinlenirken sıcak ve güvenli kalmalarına yardımcı olur. Aynı zamanda enerjiyi korumalarına yardımcı olur, böylece kendilerini tazelenmiş ve güne başlamaya hazır hissederek uyanabilirler.
    Muhabbet kuşları için tüylerini kabartmak ve uyumak önemli davranışlardır. Sadece onları güvende ve sıcak tutmaya yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda birbirleriyle iletişim kurmalarına ve enerji tasarrufu yapmalarına da yardımcı olurlar. Bu davranışlar, muhabbet kuşlarının vahşi doğada hayatta kalmasına yardımcı olan doğal bir içgüdüdür.

    Tüylerini kabartmak ve uyumak muhabbet kuşlarına bir güvenlik duygusu verir. Tüylerini kabartarak sıcak kalabilirler ve yırtıcılardan saklanabilirler. Uyuduklarında, güvende kalabilirler ve dış etkenlerden korunabilirler. Bu onların güvende olmalarına ve potansiyel tehlikelere karşı uyanık olmalarına yardımcı olur.

    Doğanın Koruyucu Kozası

    Muhabbet kuşları, çevrelerinde güvende ve sıcak kalmak için doğal bir içgüdü olarak tüylerini kabartır ve uyurlar. Tüylerini kabartarak, yırtıcılardan saklanmalarına yardımcı olan rahat, koruyucu bir koza oluşturabilirler. Uyuduklarında, güvende kalabilirler ve dış etkenlerden korunabilirler.

  • Kedim neden tüy döküyor?

    Kedim neden tüy döküyor?

    Kediler doğaları gereği tüy dökerler. Bu tüy dökme miktarı ve sıklığı kedi türlerine göre değişiklik gösterir. Uzun ve sık tüylü olanlar, kısa ve seyrek tüylü kedilere göre biraz daha fazla tüy dökme görülür.

    Dışarı ile bağlantısı olan kediler fizyolojik olarak yılda iki defa tüy değişimi yaparlar ve bu dönemlerde çok fazla tüy dökerler. Evden dışarı bağlantısı olmayan kedilerin, doğal olmayan ısı ve ışık kaynaklarından dolayı fizyolojileri şaşırmaktadır. Bu durumda yılın her dönemi yoğun olarak tüy dökme görülebilir.

    Tüy dökme problemi her zaman fizyolojik olmayabilir. Ancak tüy dökme problemi engellenebilir. Eğer kediniz tüy döküyor ise şu soruları sormanız gerekir;

    –Kedim kaliteli bir mama ile besleniyor mu?

    Çoğu zaman sadece mama değişimi yaparak tüy dökümünü en aza indirdiğimiz durumlar ile karşılaşırız. Ancak bu durumda dikkat edilmesi gereken mama değişimi yaparken hali hazırda ev yemeği verilmiyor olması gerekir.

    –Yeterli miktarda su içiyor mu?

    Az su tüketimi deri ve tüy sağlığını olumsuz yönde etkileneceğinden tüy dökme miktarını arttırabilir. Kedilerin büyük bir çoğunluğu bayatlamış suları sevmezler ve sürekli önlerinde taze su olsun isterler. Zaten önünde su var ama içmiyor diye düşünmeyin. Her gün su kabını sadece su ile yakayıp tekrar taze su doldurmaya özen göstermeniz su içmeme problemini çözmeye yardımcı olacaktır.

    –Kedimi ne sıklıkta yıkıyor ve tarıyorum?

     

    Kediler kendilerini sık sık temizleyen canlılar olduğundan en fazla yılda 2 defa yıkamanızı öneririz. Tüy yapısına göre uygun bir tarak seçilerek sık sık taramalısınız. Taramak zaten dökülüp üzerinde kalan tüyleri uzaklaştıracağından ortama döktüğü tüy sayısında azalma göreceksiniz. Ayrıca taranmak aynı zamanda masaj da anlamına geldiği için kedinizin hoşuna gidecektir.

     

    –Kedim stresli ve korkak bir kedi mi?

    Stres altında kediler tüy dökme miktarını ciddi ölçüde arttırırlar. Sürekli stres altında ve korkak kedilerin daha fazla tüy döktüğü gözlemlenmiştir. Bu durumu en aza indirmek için stres kaynağını bulup ortadan kaldırmanız gerekmektedir.

     

    — Vitamin mineral eksikliği var mı?
    Genellikle kaliteli mama ile beslenen kedilerde vitamin mineral eksikliği sorunu görmeyiz. Anca bu durumda kaliteli bir vitamin mineral takviyesi tüy dökülmesini büyük ölçüde azaltacaktır. Vitamin mineral takviyeleri malt pastası, hap yada şurup şeklinde olabilir.

    — Anti paraziter uygulamalarını zamanında yaptırıyor muyum?
    Yoğun olarak pire ve bit enfestasyonlarında tüy dökülmesi gözükebilir. Tüy dökülmesi genellikle kaşıntı ile birlikte görülür. Bu durumun önüne geçmek için antiparaziter uygulamaları ertelememeniz gerekmektedir.

    –Bakteriyel veya Mantar enfeksiyonu var mı?
    Bu durumun teşhisini ev ortamında yapmak neredeyse imkansız olacağından en yakın Veteriner Hekim’e danışmanızı öneririz.

    Tüm bunların dışında sebebi tam olarak anlaşılamayan tüy dökülmeleri de yaşanmaktadır. Bu durumlarda immun sistem yada hormonal açıdan değerlendirme yaptırmanızı öneririz.

    Patili Günler…