Yazar: cankral

  • Obezite: Evcil Hayvanlar için Sessiz Tehdit ve Mücadele Yolları

    Obezite: Evcil Hayvanlar için Sessiz Tehdit ve Mücadele Yolları

    Sevgili Pet Sahipleri,
    Evcil dostlarımızın tombulluğu bize sevimli gelebilir, ancak fazla kilolar onların sağlığını sessizce tehdit eden ciddi bir sorundur. Obezite, günümüzde evcil hayvanlarda en sık karşılaştığımız sağlık problemlerinden biridir ve maalesef sadece bir “görüntü meselesi” değil, yaşam süresini ve kalitesini doğrudan etkileyen bir hastalıktır. Bu yazıda, obezitenin nedenlerini, risklerini ve nasıl mücadele edeceğimizi konuşacağız.


    Obezite Nedir ve Neden Tehlikelidir?

    Obezite, vücutta aşırı yağ birikmesi sonucu ideal vücut ağırlığının en az %15-20 üzerine çıkılmasıdır. Bu durum, dostlarımızın vücuduna sürekli bir stres yükler:

    • Eklem Problemleri: Artrit, bel fıtığı ve hareket kısıtlılığı.

    • Kalp ve Solunum Hastalıkları: Yüksek tansiyon, solunum güçlüğü.

    • Diyabet: Özellikle kedilerde tip 2 diyabet riski artar.

    • Karaciğer Yağlanması: Hayati tehlike yaratabilen bir durum.

    • Bağışıklık Sisteminin Zayıflaması.

    • Cerrahi risklerin ve anestezi komplikasyonlarının artması.


    Obezitenin Başlıca Nedenleri

    1. Aşırı Besleme: Günlük kalori ihtiyacının üzerinde mama veya ödül verilmesi.

    2. Yanlış Besin Seçimi: Yağ oranı yüksek, düşük kaliteli mamalar.

    3. Hareketsiz Yaşam: Yetersiz egzersiz ve oyun süresi.

    4. Cins ve Yaş Faktörü: Bazı ırklar (Labrador, Golden Retriever) ve yaşlı hayvanlar daha yatkındır.

    5. Tıbbi Sorunlar: Hipotiroidi gibi hormonal hastalıklar.


    Dostunuzun Obez Olduğunu Nasıl Anlarsınız?

    • Kaburga Testi: Kaburgaları elinizle hafifçe hissetmelisiniz. Görünür veya aşırı belirgin değil, ancak dokununca fark edilebilir olmalı.

    • Bel Çizgisi: Yukarıdan bakıldığında belinin belli olması gerekir.

    • Karın Bölgesi: Karın, göğüs kafesinden içe doğru hafifçe çekik olmalı.

    Emin değilseniz, dostunuzu veteriner hekiminize muayeneye götürerek ideal kilosunu ve vücut kondisyon skorunu öğrenebilirsiniz.


    Obezite ile Mücadele Yolları

    1. Veteriner Hekim İş Birliği

    • Öncelikle altta yatan tıbbi bir sorun olup olmadığını kontrol ettirin.

    • Size özel bir diyet ve egzersiz planı oluşturun.

    2. Dengeli Beslenme

    • Ölçülü Mama: Günlük mama miktarını veteriner hekiminizin önerdiği şekilde ayarlayın.

    • Düşük Kalorili Mamalar: Lif oranı yüksek, yağ oranı düşük formülasyonlar tercih edilebilir.

    • Ödül Sınırlaması: Ödül maması günlük kalori alımının %10’unu geçmemeli. Sağlıklı alternatifler (havuç, salatalık) kullanın.

    3. Düzenli Egzersiz

    • Köpekler: Günde en az 30-45 dakika yürüyüş, yüzme veya top oyunları.

    • Kediler: Interaktif oyuncaklar, lazer pointer, tırmanma ağaçları.

    • Egzersizi yavaş yavaş artırın; ani yoğun aktiviteler yaralanmalara neden olabilir.

    4. Düzenli Takip

    • Dostunuzu her ay tartın ve gelişimi kaydedin.

    • Diyete uyum konusunda kararlı olun; aile bireylerinin hepsi aynı kurallara uymalı.


    Sık Sorulan Sorular

    • “Dostum sürekli aç görünüyor, ne yapmalıyım?”
      Lif içeriği yüksek mamalar tokluk hissini artırır. Öğün sayısını 3-4’e bölmek de yardımcı olabilir.

    • “Kilo verme süreci ne kadar sürer?”
      Sağlıklı kilo kaybı ayda toplam vücut ağırlığının %1-3’üdür. Sabırlı olun!

    • “Kuru mama mı, yaş mama mı daha iyi?”
      Yaş mamalar genelde daha düşük kalorilidir ve tokluk sağlar, ancak veteriner hekiminizin önerisiyle hareket edin.


    Sonuç

    Obezite, sevgiyle beslemenin yanlış anlaşılmasından kaynaklanır. Unutmayın, onları en çok sevdiğiniz şey; sağlıklı, hareketli ve mutlu bir ömür geçirmelerini sağlamaktır. Bu sessiz tehdite karşı harekete geçmek için asla geç değil.

    Sağlıkla ve pati dolu günler dilerim.

    Veteriner Hekim Zeki Can Kral

  • Yavru Köpeklerde Isırma ve Çiğneme Eğitimi

    Yavru Köpeklerde Isırma ve Çiğneme Eğitimi

    Merhaba Sayın hasta sahiplerimiz,

    Veteriner Hekim Zeki Can KRAL olarak, yavru köpek sahiplerinin en sık şikayet ettiği konulardan biri olan ısırma ve çiğneme davranışına değineceğim. O minik, sevimli dişler bazen iğne gibi batabilir ve etrafındaki her şeyi çiğneme eğilimi sizi endişelendirebilir. Ancak unutmayın ki bu davranış tamamen normal ve yönetilebilir. Gelin, bu davranışın nedenlerini anlayarak ve doğru tekniklerle nasıl sevgi dolu bir şekilde eğitebileceğimizi öğrenelim.

    Yavru Köpeğim Neden Her Şeyi Isırıyor ve Çiğniyor?

    Bu davranışın arkasında birkaç temel ve doğal neden yatar:

    1. Diş Çıkarma: Tıpkı bebekler gibi, yavru köpekler de 3-4 aylıktan itibaren diş çıkarmaya başlar. Bu süreç 6-8 aya kadar devam edebilir. Diş etlerindeki kaşıntı ve baskıyı hafifletmek için sürekli bir şeyler çiğneme ihtiyacı hissederler.

    2. Dünyayı Keşfetme: Yavru köpekler dünyayı ağızlarıyla keşfederler. Bir nesnenin sertliğini, yumuşaklığını veya tadını anlamanın en iyi yolu onu çiğnemektir!

    3. Oyun ve Sosyal Etkileşim: Yavru köpekler, anneleri ve kardeşleriyle oynarken birbirlerini hafifçe ısırarak sosyal becerilerini geliştirirler. Sizinle oynarken de bu davranışı sürdürürler ve “ısırık inhibisyonu”nu (ne kadar güçlü ısıracaklarını kontrol etmeyi) henüz tam olarak öğrenmemişlerdir.

    4. Enerji ve Merak: Can sıkıntısı, fazla enerji veya sadece merak, çiğneme davranışını tetikleyebilir.

    Isırma/Çiğneme Eğitimi İçin Altın Kurallar

    1. DOĞRU OYUNCAKLARI SUNUN: “NE ÇİĞNEYECEĞİNİ ÖĞRETİN”
    Yavrunuza neyi çiğnememesi gerektiğini değil, neyi çiğneyebileceğini öğretmek esastır.

    • Çiğneme Oyuncakları: Özellikle diş çıkarma döneminde, buzdolabında soğutabileceğiniz diş kaşıyıcı oyuncaklar diş etlerini rahatlatır.

    • Dayanıklı Kauçuk Oyuncaklar: İçine mama veya ödül sıkıştırabileceğiniz (Kong gibi) oyuncaklar, zihinsel uyarım sağlarken sağlıklı bir çiğneme alışkanlığı kazandırır.

    • Ödül Kemikleri: Veteriner hekiminizin onayladığı, sindirilebilir çiğneme kemikleri ve ödüller kullanın.

    2. YÖNLENDİRME TEKNİĞİ: EN ETKİLİ YÖNTEM
    Yavru köpeğiniz elinizi, ayağınızı veya yasak bir eşyayı çiğnemeye kalktığında:

    • Sert bir “HAYIR!” veya “CİK!” sesi yerine, keskin bir “AY!” veya “AH!” sesi çıkarın. Bu, kardeşleriyle oynarken canı acıdığında çıkardığı sese benzer ve onu durdurur.

    • Hemen o an, elinizi/ayağınızı çekip, önceden hazır bulundurduğunuz bir çiğneme oyuncağına yönlendirin.

    • Oyuncağı çiğnemeye başladığında onu coşkulu bir şekilde övgü ve sevgiyle ödüllendirin. Bu, “Oyuncak çiğnemek iyidir, insan çiğnemek kötüdür” mesajını pekiştirir.

    3. OYUNU BİTİRİN: SOSYAL İZOLASYON
    Yönlendirme işe yaramazsa ve yavru ısırmaya devam ederse, oyunu anında bitirin.

    • Sessizce ve dram yapmadan, 10-20 saniyeliğine odadan çıkın veya onu görmezden gelin. Bu, “Isırırsan, eğlence biter” mesajını net bir şekilde verir.

    • Asla fiziksel ceza (ağzını kapama, buruna vurma) uygulamayın. Bu, korkuya ve daha sonra agresif davranışlara yol açabilir.

    4. ENERJİSİNİ ATIN: YORGUN KÖPEK USLU KÖPEKTİR
    Fiziksel ve zihinsel egzersiz, istenmeyen davranışların en büyük panzehiridir.

    • Günlük yürüyüşler, koku çalışmaları ve zeka oyuncakları ile enerjisini doğru kanallara yönlendirin.

    • Yeterince yorulmuş bir yavru, daha az yaramazlık yapacak ve daha çok uyuyacaktır.

    5. TUTARLILIK EN ÖNEMLİ KRİTERDİR
    Eğitimde en kritik nokta tutarlılıktır. Evdeki herkes aynı kuralları uygulamalıdır. Bugün izin verdiğiniz bir davranışa yarın “hayır” derseniz, yavrunuzun kafası karışır ve eğitim süreci uzar.

    Kesinlikle Yapılmaması Gerekenler

    • Elinizi Oyuncağa Dönüştürmeyin: Yavruyu elinizle oynatmak, ısırma davranışını pekiştirir. Her zaman bir oyuncak kullanın.

    • Sert Oyunlar ve Güreşmelerden Kaçının: Bu tarz oyunlar, ısırmanın kabul edilebilir olduğu mesajını verir.

    • Asla Ağzını Kapamayın veya Cezalandırmayın: Bu, güven ilişkinizi zedeler ve problemini daha da kötüleştirir.

    Ne Zaman Veteriner Hekime Başvurmalı?

    Çiğneme davranışı genellikle normal olsa da, aşırı ve takıntılı bir hal aldığında, sürekli olarak yenmez nesneleri yediğinde veya beraberinde kaygı belirtileri (saklanma, titreme, aşırı havlama) gösterdiğinde altta yatan tıbbi (örneğin diş problemleri, beslenme eksiklikleri) veya davranışsal bir sorun olabilir. Bu durumda bir veteriner hekim veya bir veteriner davranış uzmanından destek almanız önemlidir.

    Unutmayın: Bu süreç sabır ve sevgi gerektirir. Yavru köpeğiniz dünyayı sizin rehberliğinizle öğreniyor. Doğru yönlendirmelerle, bu sevimli “köpekbalığı” günlerinin üstesinden gelecek ve ağzıyla değil, kalbiyle sevgi gösteren bir yetişkin köpeğe dönüşecektir.

    Sağlıkla ve pati dolu günler dilerim.

    Veteriner Hekim Zeki Can KRAL

  • Yavru Dostunuz İçin Detaylı Aşı ve Parazit Takvimi

    Yavru Dostunuz İçin Detaylı Aşı ve Parazit Takvimi

    Sevgili Hasta Sahiplerimiz,

    Bir yavruyu ailemize katmak, beraberinde onun sağlıklı bir yaşam sürmesi için gerekli olan tıbbi bakım sorumluluğunu da getirir. Bu sorumluluğun en önemli ayağı, düzenli aşılama ve parazit uygulamalarıdır. Aşağıda, kliniğimde sizlere önerdiğim, hafta hafta ilerleyen net bir aşı takvimi bulacaksınız. Unutmayın, bu takvim genel bir çerçevedir; en doğru ve kişiselleştirilmiş program için daima veteriner hekiminizle istişare edin.

    Yavru Köpekler İçin Aşı ve Parazit Takvimi (60. Günden İtibaren)

    Yavru köpeğinizin aşılarına 60 günlük (yaklaşık 9 haftalık) olduğunda başlanması ideal bir başlangıçtır.

    • 1. Hafta (≈ 9. Hafta): Karma Aşı (I. Doz)

      • İçeriği: Genellikle Köpek Gençlik Hastalığı (Distemper), Adenovirus, Parvovirüs, Parainfluenza’yı kapsar.

      • Önemi: Parvovirüs ve Gençlik Hastalığı gibi ölümcül viral hastalıklara karşı ilk koruma kalkanını oluşturur.

    • 2. Hafta (≈ 10. Hafta): Corona Aşısı (I. Doz)

      • İçeriği: Köpek Coronavirus’una karşı.

      • Önemi: Özellikle sindirim sistemini etkileyen bu virüse karşı koruma sağlar. Tüm köpeklere rutin uygulanmayabilir, veteriner hekiminizin önerisiyle yapılır.

    • 3. Hafta (≈ 11. Hafta): Bronşin (Kennel Cough) Aşısı (I. Doz)

      • İçeriği: Bordetella bronchiseptica ve/veya Parainfluenza’ya karşı.

      • Önemi: Barınak öksürüğü olarak bilinen solunum yolu enfeksiyonlarından korunmada kritiktir. Özellikle diğer köpeklerle temas edecekler için şarttır.

    • 4. Hafta (≈ 12. Hafta): Karma Aşı (II. Doz)

      • Önemi: İlk dozun sağladığı bağışıklığı güçlendiren ve pekiştiren rapel dozdur.

    • 5. Hafta (≈ 13. Hafta): Corona Aşısı (II. Doz)

      • Önemi: Corona virüsüne karşı bağışıklığın tam olarak oluşmasını sağlar.

    • 6. Hafta (≈ 14. Hafta): Bronşin Aşısı (II. Doz)

      • Önemi: Bronşin aşısının rapelidir.

    • 7. Hafta (≈ 15. Hafta): Kuduz Aşısı

      • Önemi: Yasal zorunluluktur. Hem köpeğinizin hem de toplum sağlığı için hayati öneme sahiptir.

    Parazit Uygulaması (Köpekler):
    Aşı takvimine paralel olarak, 30 günde bir düzenli olarak iç parazit (bağırsak solucanlarına karşı) ve dış parazit (pire, kene vb.) uygulaması yapılmalıdır.


    Yavru Kediler İçin Aşı ve Parazit Takvimi

    • 1. Hafta (Genellikle 8-9. Hafta): Kedi Karma Aşısı (I. Doz)

      • İçeriği: Feline Panleukopenia (Gençlik Hastalığı), Feline Calicivirus, Feline Herpesvirus (Rhinotracheitis).

      • Önemi: Kedilerin parvovirüsü olan ve ölümcül seyreden Panleukopenia’ya karşı ilk savunmadır.

    • 30 Gün Sonra: Kedi Karma Aşısı (II. Doz / Rapel)

      • Önemi: Karma aşının sağladığı bağışıklığın güçlenmesi ve tamamlanması için olmazsa olmaz rapel dozdur.

    • 2. Hafta (Karma Aşıdan 1 Hafta Sonra): Lösemi Aşısı (FeLV) (I. Doz)

      • Önemi: Feline Lösemi Virüsü, bağışıklık sistemini çökerten ölümcül bir hastalıktır. Aşıdan önce FeLV testi yapılması önerilir.

    • 30 Gün Sonra: Lösemi Aşısı (FeLV) (II. Doz / Rapel)

      • Önemi: Lösemi aşısının rapel dozudur.

    • Lösemi Rapelinden 1 Hafta Sonra: Kuduz Aşısı

      • Önemi: Yasal zorunluluk olan kuduz aşısı, bu programa uygun şekilde yapılır.

    Parazit Uygulaması (Kediler):
    Kedilerde de tıpkı köpeklerde olduğu gibi, 30 günde bir düzenli iç ve dış parazit uygulaması tekrarlanmalıdır.


    Özel Aşılar

    Yukarıdaki temel aşıların yanı sıra, dostunuzun yaşam tarzı ve bulunduğunuz coğrafyaya bağlı olarak veteriner hekiminiz bazı özel aşıları önerebilir:

    • Mantar Aşısı: Özellikle dermatofitoz (ringworm) vakalarının yoğun olduğu ortamlarda düşünülebilir.

    • Lyme Aşısı (Köpekler): Kenelerle bulaşan Lyme hastalığının yaygın olduğu bölgelerde yaşayan veya bu bölgelere seyahat eden köpekler için önerilir.

    • Tetanoz Aşısı: Bazı özel durumlar ve riskli bölgeler için veteriner hekiminiz gerekli görebilir.

    Altın Kural: Bu takvim, sevgili yavrunuzu hayata sağlıklı bir başlangıç yaptırmak için hazırlanmış güvenli bir yoldur. Ancak her dostun ihtiyacı birbirinden farklıdır. Lütfen onun sağlık danışmanı olan veteriner hekiminizin talimatlarını takip edin.

    Sağlıkla ve pati dolu günler dilerim.

    Veteriner Hekim Zeki Can Kral

  • Yavru Kediler Neden Göz Enfeksiyonlarına Yatkındır?

    Yavru Kediler Neden Göz Enfeksiyonlarına Yatkındır?

    Merhaba değerli okurlar,

    Bu yazımızda minik dostlarımızın en hassas organlarından biri olan gözlerinde, özellikle yavru kedi döneminde sıkça karşılaştığımız sorunlardan bahsedeceğim. Yavru bir kedinin gözleri, sadece dünyayı keşfettiği pencereler değil, aynı zamanda genel sağlığının da önemli bir göstergesidir.

    Yavru Kediler Neden Göz Enfeksiyonlarına Yatkındır?

    Yavru kedilerin bağışıklık sistemleri henüz tam olarak gelişmemiştir. Bu nedenle, yetişkin kedilere kıyasla enfeksiyonlara, özellikle de göz enfeksiyonlarına karşı daha savunmasızdırlar. Anneden yeterli bağışıklık transferi olmaması, stres, kalabalık ortamlar ve henüz aşılarının tamamlanmamış olması bu riski artırır.

    Yavru Kedilerde Sık Görülen Göz Hastalıkları

    İşte kliniğimizde yavru hastalarımda en sık karşılaştığım göz problemleri:

    1. Konjonktivit (Göz Nezlesi)
    Gözün beyaz kısmını ve göz kapaklarının içini kaplayan zarın (konjonktiva) iltihaplanmasıdır.

    • Belirtileri: Gözde kızarıklık, şişme, sulu veya iltihaplı (yeşil-sarı) akıntı, gözü kısma veya sürekli kapatma, kaşıntı.

    • Nedenleri: Viral (özellikle Feline Herpesvirus), bakteriyel enfeksiyonlar, alerjiler veya tahriş edici maddeler.

    2. Kornea Ülseri (Korneal Ülser)
    Kornea, gözün saydam ön tabakasıdır. Bu tabakada oluşan aşınma veya yaralara ülser denir.

    • Belirtileri: Şiddetli göz kısma (blefarospazm), aşırı sulanma, gözde bulanıklık, ışığa karşı hassasiyet, acı.

    • Nedenleri: Yavru kedilerin hareketli oyunları sırasında tırnak, dal gibi sivri cisimlerle gözlerini çizmeleri en yaygın nedendir.

    3. Epifora (Aşırı Göz Yaşarması)
    Gözlerden sürekli olarak göz yaşı akması durumudur.

    • Belirtileri: Göz çevresinde ıslaklık, kahverengi-kırmızımsı lekelenmeler (göz yaşı lekeleri), ciltte tahriş.

    • Nedenleri: Göz yaşı kanallarının tıkalı olması (yavru kedilerde doğumsal olabilir), konjonktivit, göze yabancı cisim kaçması veya göz kapağı anomalileri (entropion – göz kapağının içe dönmesi).

    4. Neonatal Konjonktivit (Yenidoğan Konjonktivitisi)
    Henüz gözleri tamamen açılmamış (genellikle 10-14 günlükten küçük) yavru kedilerde görülen ciddi bir enfeksiyondur.

    • Belirtileri: Göz kapaklarının şişmiş ve dışa doğru bombe yapmış olması, kapakların arasından iltihaplı akıntı gelmesi.

    • Acil Müdahale Gerektirir! Göz kapakları cerrahi olarak açılmaz ve tedavi edilmezse kalıcı görme kaybına yol açabilir.

    Evde Ne Yapabilirsiniz? (ÖNEMLİ UYARI)

    Kedinizin gözünde bir problem fark ettiğinizde, lütfen kendi başınıza ilaç (özellikle daha önce başka bir kediye verilmiş göz damlası) kullanmayın veya çayla pansuman yapmayın. Yanlış tedavi, sorunu daha da kötüleştirebilir. Yapabileceğiniz en güvenli şey:

    1. Temizlik: Ellerinizi yıkadıktan sonra, temiz bir gazlı bez veya pamuk yardımıyla kaynatılıp ılıtılmış su ile göz çevresindeki akıntıyı nazikçe temizleyebilirsiniz. Her göz için ayrı bir gazlı bez kullanın.

    2. Elizabeth Yakalığı: Kediniz gözünü kaşıyorsa, daha fazla zarar vermesini önlemek için bir Elizabeth yakalığı (korumalı yaka) takmanız gerekebilir.

    3. Veteriner Hekime Başvurun: Yukarıdaki belirtilerden herhangi birini gördüğünüzde, en kısa sürede bir veteriner hekime danışmanız gerekmektedir.

    Veteriner Hekim Olarak Tanı ve Tedavi Sürecimiz

    Kliniğe gelen yavru hastamızda öncelikle kapsamlı bir göz muayenesi yaparız. Bu muayenede:

    • Fluorescein Boyama Testi: Kornea ülseri olup olmadığını anlamak için kullanılır. Ülser varlığında, boya korneada yeşil bir leke oluşturur.

    • Ayrıntılı Görüntüleme: Biomikroskop (slit lamp) ile gözün yapıları detaylıca incelenir.

    • Akıntı Örneği İncelemesi: Şiddetli enfeksiyonlarda, akıntıdan alınan örnek mikroskop altında incelenerek etken tespit edilmeye çalışılır.

    Tedavi, altta yatan nedene yönelik olarak planlanır:

    • Bakteriyel Enfeksiyonlar: Antibiyotikli göz damla veya merhemleri.

    • Viral Enfeksiyonlar: Antiviral ilaçlar ve ikincil bakteriyel enfeksiyonları önlemek için destekleyici tedaviler.

    • Kornea Ülseri: Ülserin derinliğine göre antibiyotikli damlalar, serum damlaları ve bazen cerrahi müdahale.

    • Göz Yaşı Kanalı Tıkanıklığı: Masaj ve bazı basit müdahalelerle açılmaya çalışılır, gerekirse ileri tedaviler planlanır.

    Koruma Her Zaman Tedaviden Daha Etkilidir

    • Aşı Takvimi: Kedinizin aşılarını düzenli yaptırın. Karma aşılar, göz enfeksiyonlarına neden olabilen bazı virüslere karşı koruma sağlar.

    • Stres Yönetimi: Stres, özellikle Feline Herpesvirus’un tetiklenmesine neden olur. Kedinize huzurlu, güvenli bir ortam sağlayın.

    • Düzenli Kontrol: Kedinizin gözlerini haftada bir kez kontrol edin. Kızarıklık, çapaklanma veya sulanma olup olmadığına bakın.

    • Beslenme: Kaliteli, yavru kediler için formüle edilmiş mama ile beslenmeleri bağışıklık sistemlerini güçlendirir.

    Unutmayın, yavru bir kedinin gözlerindeki en ufak bir anormallik hızla ilerleyebilir. Erken teşhis ve doğru tedavi, minik dostunuzun ömür boyu sağlıklı gözlerle etrafa bakmasını sağlar.

    Sağlıkla kalın.

    Veteriner Hekim Zeki Can KIRAL

  • Evcil Hayvanınız Zehirlenirse?

    Evcil Hayvanınız Zehirlenirse?

    Evimizdeki masum görünen bazı yiyecekler, bitkiler veya kimyasallar, evcil hayvanlarımız için ölümcül olabilir. Zehirlenme vakalarında hızlı müdahale hayat kurtarır. Bu yazıda, kedinizin veya köpeğinizin zehirlenme riskini azaltmak için bilmeniz gereken her şeyi anlatıyorum!


    1. Zehirlenmeye Neden Olan Başlıca Yiyecekler

    A) Köpekler ve Kediler İçin Tehlikeli Yiyecekler

    1. Çikolata:

      • Tehlikeli Bileşen: Teobromin.

      • Belirtiler: Kusma, ishal, çarpıntı, nöbet.

      • Risk: Bitter çikolata > Sütlü çikolata. 50 gr bitter çikolata, 10 kg bir köpeği öldürebilir!

    2. Üzüm ve Kuru Üzüm:

      • Etki: Böbrek yetmezliği.

      • Miktar: Sadece 1 avuç üzüm bile zehirleyici.

    3. Soğan ve Sarımsak:

      • Tehlikeli Bileşen: Allium.

      • Risk: Kırmızı kan hücrelerini parçalar (anemi). Konsantre formlar (toz) daha tehlikeli.

    4. Xylitol (Sakız, Şekersiz Ürünler):

      • Etki: İnsülin salınımını tetikler → Kan şekeri düşer.

      • Belirtiler: 30 dakika içinde halsizlik, nöbet.

    5. Avokado:

      • Tehlikeli Bileşen: Persin.

      • Risk: Kusma, solunum güçlüğü (özellikle kuşlar ve kemirgenler).

    6. Çiğ Hamur:

      • Neden? Maya, midede şişer ve alkol üretir.


    B) Kediler İçin Ekstra Tehlikeler

    • Lilium (Zambak) Poleni: Bir yalama bile böbrek yetmezliğine yol açar.

    • Kafein: Çay, kahve kalp ritmini bozar.

    • Alkol: Bir yudum bile sinir sistemini çökertebilir.


    2. Zehirli Bitkiler: Evinizdeki Sessiz Katiller

    Ev bitkilerinin %60’ı hayvanlar için toksiktir! İşte en riskliler:

    A) Kediler İçin Ölümcül Bitkiler

    1. Lilium (Zambak): Yaprak, çiçek, polen, hatta suyu bile zehirli.

    2. Sago Palmiyesi: Karaciğer yetmezliği yapar.

    3. Ökse Otu ve Atatürk Çiçeği: Kusma, ishal, koordinasyon kaybı.

    B) Köpekler İçin Riskli Bitkiler

    1. Açelya: Kalp ritmini bozar.

    2. Devetabanı: Ağız tahrişi, solunum durması.

    3. Zakkum: Tüm kısımları ölümcül.

    C) Kuşlar ve Kemirgenler İçin Tehlikeler

    • Aloe Vera: İshal, titreme.

    • Sarmaşık: Nörolojik belirtiler.


    3. Evdeki Diğer Zehirli Maddeler

    • İlaçlar: Parasetamol (kedilerde 1 tablet öldürücü), antidepresanlar.

    • Temizlik Ürünleri: Çamaşır suyu, lavabo açıcılar.

    • Antifriz (Etilen Glikol): Tatlı tadı köpekleri cezbeder. Böbrek yetmezliği yapar.

    • Böcek İlaçları: Pire damlalarının yanlış kullanımı.


    4. Zehirlenme Belirtileri: Acil Müdahale Gerektiren İşaretler

    • Erken Belirtiler: Aşırı salya, kusma, ishal, titreme.

    • Ciddi Belirtiler: Nöbet, bilinç kaybı, solunum güçlüğü, idrar renginde koyulaşma.

    ⚠️ ÖNEMLİ: Bazı toksinler (örneğin antifriz) belirtileri 24-48 saat sonra gösterir. Şüphe durumunda beklemeyin!


    5. Evde İlk Müdahale: Ne Yapmalı?

    1. Sakin Olun: Panik, yanlış karar verdirebilir.

    2. Zehir Kaynağını Belirleyin: Kutu, bitki yaprağı vs. saklayın.

    3. Veteriner Hekimizi Arayın: Zehir kontrol merkezi (örneğin Türkiye’de 114 ULUSAL Zehir Danışma) veya acil veteriner hekiminizle iletişime geçin.

    4. Kusturma: Sadece veteriner hekim onayıyla! Tuz veya hidrojen peroksit kullanmayın.

    5. Aktif Kömür (Veteriner Onaylı): Toksinleri bağlar (dozajı veteriner belirlemeli).


    6. Veteriner Kliniğinde Tedavi Süreci

    • Toksinin Türüne Göre:

      • Antidot Uygulaması: Örneğin antifriz zehirlenmesinde Etanol.

      • IV Sıvı Tedavisi: Böbrekleri korumak için.

      • Mide Lavajı: Yutulan toksinin temizlenmesi.

    • Destek Tedavileri: Nöbet önleyici ilaçlar, karaciğer koruyucular.


    7. Zehirlenmeyi Önlemek İçin 10 Altın Kural

    1. Çöp Kutusunu Kilitleyin: Yemek artıklarına ulaşamasınlar.

    2. Bitki Seçimine Dikkat: Zehirsiz alternatifler (orkide, kauçuk).

    3. İlaçları Yüksekte Tutun: Kediler dolap açabilir!

    4. Xylitol İçeren Ürünleri Kullanmayın: Şekersiz sakız, diş macunu.

    5. Temizlik Sonrası Zeminleri Kurulayın: Kimyasal kalıntı kalmasın.

    6. Çikolata ve Üzümü Uzak Tutun: Tezgah üstü bile riskli.

    7. Antifriz Sızıntısını Temizleyin: Garajda dikkat!

    8. Kuş Kafesini Zehirli Bitkilerden Uzak Tutun.

    9. Evcil Hayvanınızı Eğitin: “Bırak” komutunu öğretin.

    10. Acil Durum Çantası Hazırlayın: Veteriner iletişim bilgileri, aktif kömür.


    8. Sık Sorulan Sorular (SSS)

    S: “Köpeğim çikolata yedi, ne zaman endişelenmeliyim?”
    C: Hemen veteriner hekiminizi arayın! Miktar ve çikolata türüne göre risk değişir.

    S: “Kedim zambak poleni yaladı, 24 saat sonra veterinere götürsem geç mi?”
    C: Hayır, hemen gidin! Zambak toksisitesi hızla böbreklere zarar verir.

    S: “Kuşum aloe vera yaprağı ısırdı, ne yapmalıyım?”
    C: Ağızını suyla çalkalayın ve veteriner hekiminizi arayın.

    S: “Köpeğim üzüm yedi ama kusmadı, sorun olur mu?”
    C: Evet! Kusma olmasa bile iç organlar zarar görebilir.


    Unutmayın:
    Zehirlenme vakalarında zaman = hayat. Evinizdeki riskleri minimize edin ve acil durum planınızı önceden yapın.

    Umarım bu rehber, minik dostunuzu güvende tutmanıza yardımcı olur! 🐾

    Veteriner Hekim Zeki Can KIRAL

  • “Kedim Neden Stresli?

    “Kedim Neden Stresli?

    “Kedim Neden Stresli? Belirtiler, Nedenler ve Kedinizi Sakinleştirmenin 10 Yolu”

    Kediler, doğaları gereği rutinlerine bağlı ve hassas canlılardır. Küçük değişiklikler bile stres yaşamalarına neden olabilir. Peki kedinizin stres altında olduğunu nasıl anlarsınız? Stresin altında yatan nedenler nelerdir? İşte kedinizi sakinleştirmek için kanıtlanmış yöntemler!


    1. Kedilerde Stres Belirtileri: 

    Kediler stresi saklamaya meyillidir. İşte dikkat etmeniz gereken fiziksel ve davranışsal işaretler:

    A) Davranış Değişiklikleri

    • Aşırı Tüy Yolma veya Yalama: Özellikle karın ve bacak bölgesinde tüy kaybı.

    • Saklanma: Dolap arkaları, yatak altı gibi gizli alanlarda uzun süre kalma.

    • Agresiflik: Ani tırmalama, ısırma veya diğer evcil hayvanlara saldırganlık.

    • İdrar Kaçırma: Kuma yapmama veya mobilyalara idrar püskürtme.

    • İştah Kaybı: Mama kabına ilgisizlik veya aşırı yeme.

    B) Fiziksel Belirtiler

    • Gözlerde Büyüme: Stres anında göz bebekleri genişler.

    • Kuyruk Hareketleri: Kuyruğu sürekli sallamak veya vücuda yapışık tutmak.

    • Ağız Sağlığı: Diş eti iltihabı veya aşırı salya üretimi.

    C) Sesli Uyarılar

    • Miyavlama: Normalden fazla ve tiz sesle miyavlama.

    • Hırıltı veya Tıslamalar: Özellikle temas sırasında.


    2. Stresin Yaygın Nedenleri: 

    A) Çevresel Faktörler

    • Yeni Eve Taşınma: Alan değişikliği, koku ve seslerin farklılığı.

    • Eşya Düzenindeki Değişim: Koltukların yerini değiştirmek bile stres yaratabilir!

    • Gürültü: Yüksek sesli partiler, inşaat veya elektrikli süpürge.

    B) Sosyal Sebepler

    • Yeni Evcil Hayvan veya Bebek: Kediler, “rekabet” hisseder ve güvensizleşir.

    • Sahibinin Yokluğu: Uzun süreli yalnızlık veya sık seyahatler.

    C) Sağlık Sorunları

    • Ağrı: Artrit, diş ağrısı veya iç organ rahatsızlıkları.

    • Parazitler: Pireler kaşıntı ve huzursuzluğa yol açar.


    3. Kedinizi Sakinleştirmek İçin 10 Etkili Yöntem

    1. Güvenli Alanlar Yaratın

    • Kedi Evleri veya Kutular: Kediler kapalı alanlarda kendini güvende hisseder.

    • Yüksek Platformlar: Raflar veya kedi ağaçları, gözlem yapmalarını sağlar.

    2. Feromon Ürünleri Kullanın

    • Feromon Difüzörler: Yapay feromonlar, kediye “burası güvenli” mesajı verir.

    • Feromonlu Tasmalar: Seyahat veya veteriner ziyaretlerinde kullanılabilir.

    3. Oyun ve Zihinsel Uyarım

    • Puzzle Oyuncaklar: Mama saklayan oyuncaklar stresi azaltır.

    • Günlük 15 Dakika İnteraktif Oyun: Tüy sopalarıyla av içgüdüsünü tatmin edin.

    4. Rutini Koruyun

    • Mama Saatlerini Sabitleyin: Kediler belirsizlikten nefret eder!

    • Temiz Tuvalet: Kumu günde 2 kez temizleyin, aynı yerde tutun.

    5. Bitkisel Destekler

    • Kediotu (Catnip): %70 kedi için sakinleştirici etkisi vardır.

    • Papatya Çayı: Soğutulmuş çayı suyuna ekleyebilirsiniz (veteriner hekiminizin önerdiği miktarda).

    6. Müzik ve Ses Terapisi

    • Klasik Müzik veya Özel Kedi Müzikleri: Spotify’da “relaxing music for cats” listeleri mevcut.

    7. Masaj ve Fiziksel Temas

    • Alın ve Çene Masajı: Kediler bu bölgelerdeki baskıyı sever.

    • Zorlamayın! Stresliyken kucağa almak durumu kötüleştirebilir.

    8. Beslenme Takviyeleri

    • L-Triptofan İçeren Mamalar: Stres hormonunu (kortizol) düşürür.

    • Probiyotikler: Bağırsak-beyin ekseni üzerinden sakinleştirir.

    9. Yavaş Geçişler

    • Yeni Eve Alıştırma: İlk günlerde tek odayla sınırlandırın.

    • Yeni Pet Tanıştırma: Kokuları önceden paylaşın (battaniye vs.).

    10. Veteriner Hekim Desteği

    • Reçeteli İlaçlar: Fluoxetine veya Gabapentin gibi antidepresanlar (ağır vakalarda).

    • Check-Up: Altta yatan sağlık sorunlarını ekarte edin.


    4. Ne Zaman Veterinere Gitmeli?

    • Stres 2 haftadan uzun sürerse,

    • İdrar veya dışkı kaçırma devam ediyorsa,

    • Kilo kaybı veya tüy dökülmesi varsa.


    5. Stresi Önlemek İçin Altın Kurallar

    • Koku Kontrolü: Temizlik ürünlerini aniden değiştirmeyin.

    • Sessiz Alanlar: Evin bir köşesini daima sakin tutun.

    • Pozitif Ödüllendirme: Sakin davrandığında ödül maması verin.


    Sık Sorulan Sorular (SSS)

    S: “Kedim neden sürekli miyavlıyor?”
    C: Stres, açlık, ağrı  belirtisi olabilir. Miyavlama süresi ve tonunu gözlemleyin.

    S: “Stresli kediye sarılmak doğru mu?”
    C: Hayır! Kediniz yaklaşmadıkça temas etmeyin. Kendi alanını ihlal etmeyin.

    S: “Kedim taşıma kabından korkuyor, ne yapmalıyım?”
    C: Kabı açık bırakın, içine sevdiği battaniyeyi koyun. Ara sıra mama vererek pozitif algı oluşturun.


    Veteriner Hekim Zeki Can KIRAL

  • Köpeğim Neden Sürekli Kaşınıyor? Tüm Nedenler, Çözümler ve Önleyici Adımlar

    Köpeğim Neden Sürekli Kaşınıyor? Tüm Nedenler, Çözümler ve Önleyici Adımlar

    Köpeğinizin sürekli kaşınması, yalnızca rahatsız edici bir durum değil, aynı zamanda altta yatan ciddi bir sağlık sorununun da habercisi olabilir. Bu yazıda, kaşıntının temel nedenlerinievde uygulayabileceğiniz rahatlatıcı yöntemler ve veteriner hekim desteği gerektiren durumları adım adım anlatıyorum.


    1. Kaşıntının Detaylı Nedenleri ve Belirtileri

    A) Parazitler: 

    1. Pireler:

      • Nasıl Anlaşılır? Tüyler arasında siyah-beyaz noktalar (pire dışkısı ve yumurtaları), özellikle bel ve kuyruk bölgesinde yoğun kaşıntı.

      • Önemli Bilgi: Pireler, köpeğinizi ısırdığında tükürükleri alerjik reaksiyona neden olur (FAD: Pire Alerjisi Dermatiti).

      • Yaşam Döngüsü: Pireler yumurtalarını halı, yatak gibi ortamlara bırakır. Bu nedenle sadece köpeğinizi değil, çevresini de tedavi etmelisiniz.

    2. Uyuz (Sarcoptes ve Demodex):

      • Sarcoptes: Bulaşıcıdır! Şiddetli kaşıntı, kabuklu yaralar, kulak kenarları ve dirseklerde belirgin lezyonlar.

      • Demodex: Genellikle bağışıklık sistemi zayıf yavrularda görülür. Bölgesel tüy dökülmesi ve hafif kaşıntı.

      • Teşhis: Deri kazıntısı mikroskopla incelenir.

    3. Keneler ve Bitler:

      • Keneler: Kaşıntıdan çok, Lyme hastalığı veya Ehrlichiosis gibi sistemik hastalıklara yol açar.

      • Bitler: Tüylerde gri-beyaz yumurtalar (sirkeler) ve deride pullanma.


    B) Alerjiler:

    1.      Besin Alerjisi:
      • Yaygın Alerjenler: Tavuk, sığır eti, yumurta, buğday, soya ve süt ürünleri.

      • Belirtiler: Kaşıntı (özellikle kulak içi, pati altı, kasık), tekrarlayan kulak enfeksiyonları, ishal.

      • Teşhis: Eliminasyon diyeti (6-8 hafta sadece hipoalerjenik mama + yeni protein kaynağı).

    2. Çevresel Alerji :
      • Alerjenler: Polen, ev tozu akarları, küf mantarları.

      • Belirtiler: Mevsimsel kaşıntı, pati yalama, göz çevresinde kızarıklık.

      • Çözüm: Veteriner hekimle alerji testi ve immünoterapi (aşı tedavisi).

    3. Kontakt Dermatit:
      • Nedenler: Temizlik ürünleri, halı deterjanları, bazı bitkiler.

      • Belirtiler: Karın veya ayak tabanlarında kızarıklık.


    C) Cilt Enfeksiyonları

    1. Bakteriyel Enfeksiyon (Piyoderma):

      • Belirtiler: İrinli kabuklar, kötü koku, sıcak ve ağrılı cilt.

      • Risk Faktörleri: Deri kıvrımları olan ırklar (Bulldog, Shar Pei).

    2. Mantar Enfeksiyonu:

      • Ringworm (Dermatofitoz): Yuvarlak, kırmızı ve kabuklu lezyonlar. İnsanlara bulaşabilir!

      • Maya Enfeksiyonu: Kulak içinde kahverengi akıntı ve şiddetli kaşıntı.


    D) Hormonal ve Metabolik Sorunlar

    • Tiroid Yetmezliği: Tüy dökülmesi, ciltte kalınlaşma.

    • Cushing Sendromu: Aşırı susama, karında simetrik tüy kaybı.


    2. Evde Kaşıntıyı Yönetmek İçin Detaylı İpuçları

    A) Doğal Çözümler

    1. Elma Sirkesi:

      • 1 ölçü sirke + 2 ölçü su ile seyreltin. Kaşınan bölgelere pamukla uygulayın (açık yaralarda kullanmayın!).

    2. Aloe Vera Jeli:

      • Saf aloe vera jeli, kaşıntıyı ve inflamasyonu azaltır.

    3. Omega-3 Takviyeleri:

      • Balık yağı veya keten tohumu yağı, cilt bariyerini güçlendirir.

    B) Kaşıntıyı Önleyici Çevre Düzenlemesi

    • Yatak Temizliği: Haftada 1 kez 60°C’de yıkayın.

    • Hava Nemlendirici: Kuru cilt kaşıntıyı artırır.


    3. Veteriner Hekime Ne Zaman Gidilmeli?

    Aşağıdaki belirtilerden herhangi biri varsa acil randevu alın:

    • Kaşıntı 48 saati aşkın sürdüyse,

    • Deride kanama, irin veya ülserler oluştuysa,

    • Köpeğiniz kaşınırken ağlıyor veya titriyorsa,

    • İştahsızlık, halsizlik eşlik ediyorsa.


    4. Veterinerde Tanı ve Tedavi Süreci

    1. Teşhis Yöntemleri:

      • Deri Kazıntısı: Parazit ve mantar taraması.

      • Alerji Testi: Kan testi veya intradermal alerji testi.

      • Biyopsi: Kronik vakalarda cilt biyopsisi.

    2. Tedavi Seçenekleri:

      • Alerjiler İçin: Apoquel, hipoalerjenik mama, Alerji kesici ilaçlar

      • Enfeksiyonlar İçin: Antibiyotikler (en az 3-4 hafta), antifungal şampuanlar.

      • Ağır Parazit Vakaları: İvermectin veya Bravecto gibi ilaçlar.


    5. Uzun Vadeli Önlemler

    • Düzenli Parazit Koruma: Veteriner Hekiminizin önerdiği aralıklarla 2 veya 3 ayda bir koruyucu antiparaziter uygulamalar.

    • Cilt Dostu Beslenme: Somon, hindistan cevizi yağı ve probiyotik içeren mamalar.

    • Stres Yönetimi: Rutin oyun saatleri, puzzle oyuncaklar.


    Sık Sorulan Sorular (SSS)

    S: “Köpeğime insanlar için olan kaşıntı kremi sürebilir miyim?”
    C: Hayır! Hidrokortizon içeren kremler bile toksik olabilir. Veteriner Hekim onayı olmadan kullanmayın.

    S: “Pire tasması ne kadar etkili?”
    C: Etkinlik markaya göre değişir. Seresto gibi reçeteli tasmalar 8 aya kadar koruma sağlar.

    S: “Kaşıntı için hangi şampuanı önerirsiniz?”
    C: %2-4 Klorheksidin içeren şampuanlar (Pyoderm) veya yulaf özlü şampuanlar (Allermyl).


    Unutmayın:
    Kaşıntı, köpeğinizin size gönderdiği bir “SOS” sinyalidir. Erken müdahale, hem minik dostunuzun konforunu artırır hem de tedavi maliyetini düşürür.

    Umarım bu rehber, köpeğinizin rahat bir nefes almasına yardımcı olur! 🐾

    Veteriner Hekim Zeki Can KIRAL

  • Muhabbet Kuşum Neden Tüylerini Kabartıyor

    Muhabbet Kuşum Neden Tüylerini Kabartıyor

     

     

    Muhabbet kuşları, Avustralya’ya özgü küçük, renkli kuşlardır. Oyuncu ve sosyal yapıları ile tanınırlar ve ayrıca birkaç benzersiz davranışları vardır. Bu davranışlardan biri de tüylerini kabartmak ve uyumak. Bu davranış, çevrelerinde güvenli ve sıcak kalmalarına yardımcı olan doğal bir içgüdüdür.
    Tüylerini kabartmak, muhabbet kuşlarının soğuk havalarda sıcak kalmasına yardımcı olur. Ayrıca avcılardan saklanmalarına yardımcı olur. Uyuduklarında başlarını kanatlarının altına sokarlar ve rahat, koruyucu bir koza oluşturmak için tüylerini kabartırlar. Bu, dinlenirken güvende ve sıcak kalmalarına yardımcı olur.

    Tüylerini kabartmak muhabbet kuşlarının vücut ısılarını düzenlemelerine de yardımcı olur. Tüylerini kabarttıklarında havayı hapsederler ve onları sıcak tutmaya yardımcı olan bir yalıtım tabakası oluştururlar. Bu, özellikle hava soğuk veya rüzgarlı olduğunda önemlidir.

    Tüylerini kabartmak da muhabbet kuşlarının birbirleriyle iletişim kurmasına yardımcı olur. Tüylerini kabarttıklarında, diğer muhabbet kuşlarına korktuklarını veya tehdit altında hissettiklerini işaret edebilirler. Bu onların güvende olmalarına ve potansiyel tehlikelere karşı uyanık olmalarına yardımcı olur.

     

    Gece İçin Rahat Bir Yatak

    Muhabbet kuşları uyurken başlarını kanatlarının altına sokar ve gece için rahat bir yatak oluşturmak için tüylerini kabartırlar. Bu, dinlenirken sıcak ve güvenli kalmalarına yardımcı olur. Aynı zamanda enerjiyi korumalarına yardımcı olur, böylece kendilerini tazelenmiş ve güne başlamaya hazır hissederek uyanabilirler.
    Muhabbet kuşları için tüylerini kabartmak ve uyumak önemli davranışlardır. Sadece onları güvende ve sıcak tutmaya yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda birbirleriyle iletişim kurmalarına ve enerji tasarrufu yapmalarına da yardımcı olurlar. Bu davranışlar, muhabbet kuşlarının vahşi doğada hayatta kalmasına yardımcı olan doğal bir içgüdüdür.

    Tüylerini kabartmak ve uyumak muhabbet kuşlarına bir güvenlik duygusu verir. Tüylerini kabartarak sıcak kalabilirler ve yırtıcılardan saklanabilirler. Uyuduklarında, güvende kalabilirler ve dış etkenlerden korunabilirler. Bu onların güvende olmalarına ve potansiyel tehlikelere karşı uyanık olmalarına yardımcı olur.

    Doğanın Koruyucu Kozası

    Muhabbet kuşları, çevrelerinde güvende ve sıcak kalmak için doğal bir içgüdü olarak tüylerini kabartır ve uyurlar. Tüylerini kabartarak, yırtıcılardan saklanmalarına yardımcı olan rahat, koruyucu bir koza oluşturabilirler. Uyuduklarında, güvende kalabilirler ve dış etkenlerden korunabilirler.

  • Nedir Bu Leismania???

    Nedir Bu Leismania???

    Leismaniazis, köpeklerde seyrek gözüken protozoal bir hastalıktır. Kedilerde nadiren bulunur. Hastalığa Leishmania spp. neden olur.
    ABD dışında Orta ve Doğu Akdenizde, Güney Amerika ve Asyada da bulunur.

    Tatarcık sinekleri Leishmaniazis etkenini taşır. Tatarcık sinekleri halk arasında ‘Yakarca’ veya ‘Yakar’ olarak bilinir. Sivrisineklerinden daha fazla can acıtacak biçimde sokup kan emer. Köpekler dışında kemirgenler ve insanlarada bulaşır. Leishmania etkeni taşıyorsa insanlarda Şark çıbanı oluşturur ve zamanla büyük bir yaraya dönüşür. Türkiye’de insan sağlığı için en tehlikeli böceklerdendir. Kediler muhtemelen tesadüfi olarak yakalanmışlardır.

    Hastalık etkeni vücut içerisinde savunma hücrelerinde gelişim gösterir. Mast hücreleri denilen bu hücrelerde çoğalan hastalık

    etkeni savunma hücresini patlatarak çoğalmak için başka bir savunma hücresine girer.

    Leishmaniazis uzun bir kuluçka süresine sahip olabilir. Belirtilerin ortaya çıkma süresi 3 ay ile 7 yılı bulabilir. Etkilenen köpeklerde; çabuk yorulma, kilo kaybı, ateş, hızlı soluk alıp verme, zayıflama, ishal, kusma, aşırı yemek yemek isteği, burun kanaması, kanlı dışkı, hapşırma, öksürük ve bayılma gözlenebilir. Dışarıdan bakıldığında tüy dökülmesi, topallama ve konjiktivitis görülebilir.

     

    Laboratuvar ortamında yapılan testler ile teşhis için Veteriner Hekimize başvurmanız gerekmektedir.

    Hastalığın tedavisi Veteriner hekiminiz tarafından hasta özelinde yapılır. Örneğin; hiç belirti göstermeyen bir köpekte tedavi başlanmayabilir ve testleri normale dönünce süreç sonlanabilir. Hastalığın erken teşhisinde ve doğru tedavi ile süreç çabuk atlatılabilir. Ancak tedavide geç kalınması durumunda çok ciddi sorunlara yol açabilir. Hastalık köpeklerde böbrek yetmezliğine sebep olur. Böbrek yetmezliği leismanizisten ölen köpeklerin yaygın ölüm sebebidir.

    Hastalık etkenini taşıyan tatarcık sineklerinin olduğu bölgede daha az dışarı çıkarmak bir nevi koruma yöntemi olabilir. Bölgede yapılacak olan sinek mücadelesi ve dışarı çıkarılmak zorunda kalınan köpeklere pire tasması diye bilinen tasmaların kullanılması korunmada ciddi rol oynar.

    Unutmayın Leismaniazis ciddi bir hastalıktır ancak erken teşhis ve doğru tedavi ile iyileştirilebilir.

  • Kedim neden tüy döküyor?

    Kedim neden tüy döküyor?

    Kediler doğaları gereği tüy dökerler. Bu tüy dökme miktarı ve sıklığı kedi türlerine göre değişiklik gösterir. Uzun ve sık tüylü olanlar, kısa ve seyrek tüylü kedilere göre biraz daha fazla tüy dökme görülür.

    Dışarı ile bağlantısı olan kediler fizyolojik olarak yılda iki defa tüy değişimi yaparlar ve bu dönemlerde çok fazla tüy dökerler. Evden dışarı bağlantısı olmayan kedilerin, doğal olmayan ısı ve ışık kaynaklarından dolayı fizyolojileri şaşırmaktadır. Bu durumda yılın her dönemi yoğun olarak tüy dökme görülebilir.

    Tüy dökme problemi her zaman fizyolojik olmayabilir. Ancak tüy dökme problemi engellenebilir. Eğer kediniz tüy döküyor ise şu soruları sormanız gerekir;

    –Kedim kaliteli bir mama ile besleniyor mu?

    Çoğu zaman sadece mama değişimi yaparak tüy dökümünü en aza indirdiğimiz durumlar ile karşılaşırız. Ancak bu durumda dikkat edilmesi gereken mama değişimi yaparken hali hazırda ev yemeği verilmiyor olması gerekir.

    –Yeterli miktarda su içiyor mu?

    Az su tüketimi deri ve tüy sağlığını olumsuz yönde etkileneceğinden tüy dökme miktarını arttırabilir. Kedilerin büyük bir çoğunluğu bayatlamış suları sevmezler ve sürekli önlerinde taze su olsun isterler. Zaten önünde su var ama içmiyor diye düşünmeyin. Her gün su kabını sadece su ile yakayıp tekrar taze su doldurmaya özen göstermeniz su içmeme problemini çözmeye yardımcı olacaktır.

    –Kedimi ne sıklıkta yıkıyor ve tarıyorum?

     

    Kediler kendilerini sık sık temizleyen canlılar olduğundan en fazla yılda 2 defa yıkamanızı öneririz. Tüy yapısına göre uygun bir tarak seçilerek sık sık taramalısınız. Taramak zaten dökülüp üzerinde kalan tüyleri uzaklaştıracağından ortama döktüğü tüy sayısında azalma göreceksiniz. Ayrıca taranmak aynı zamanda masaj da anlamına geldiği için kedinizin hoşuna gidecektir.

     

    –Kedim stresli ve korkak bir kedi mi?

    Stres altında kediler tüy dökme miktarını ciddi ölçüde arttırırlar. Sürekli stres altında ve korkak kedilerin daha fazla tüy döktüğü gözlemlenmiştir. Bu durumu en aza indirmek için stres kaynağını bulup ortadan kaldırmanız gerekmektedir.

     

    — Vitamin mineral eksikliği var mı?
    Genellikle kaliteli mama ile beslenen kedilerde vitamin mineral eksikliği sorunu görmeyiz. Anca bu durumda kaliteli bir vitamin mineral takviyesi tüy dökülmesini büyük ölçüde azaltacaktır. Vitamin mineral takviyeleri malt pastası, hap yada şurup şeklinde olabilir.

    — Anti paraziter uygulamalarını zamanında yaptırıyor muyum?
    Yoğun olarak pire ve bit enfestasyonlarında tüy dökülmesi gözükebilir. Tüy dökülmesi genellikle kaşıntı ile birlikte görülür. Bu durumun önüne geçmek için antiparaziter uygulamaları ertelememeniz gerekmektedir.

    –Bakteriyel veya Mantar enfeksiyonu var mı?
    Bu durumun teşhisini ev ortamında yapmak neredeyse imkansız olacağından en yakın Veteriner Hekim’e danışmanızı öneririz.

    Tüm bunların dışında sebebi tam olarak anlaşılamayan tüy dökülmeleri de yaşanmaktadır. Bu durumlarda immun sistem yada hormonal açıdan değerlendirme yaptırmanızı öneririz.

    Patili Günler…